19 Nisan 2021 Pazartesi
İZMİRDE YAŞAMAK İÇİN NEDENLER
şehrin ruhu , dokunur insanın kişiliğine...izmir'in dağlarında çiçekler açması
için , düşmana karşı şavaşan zeybeklerin, tek başına tutsaklığa kafa tutan hasan
tahsinlerin , yobazlara direnen kubilaylarların kanları suladı bu kutsal
toparakları. onların bıraktığı en büyük miras özgürlüktü bizlere .özgür ruhlu
çocukları var bu şehrin . biz izmirliler başka bir şehre gidince anlıyoruz ,
nasıl medeni ve özgür topraklarda yaşadığımızı. bir gevrek alabilirmiyim diye
sorduğunda simitçiye , imbat rüzgarlarında ruhlarını deniz tuzu ile arındırmaya
alışmış, biz özgür çocukların içine dinmeyen bir özlem çöküyor gurbet ellerde ..
memleketin en batısında medeniyetin selamladığı izmir ,100 yıl falan ileride
olmalı geri kalan şehirlerden ki , istanbul bile geriyor bazen kalabalığında
ruhlarımızı..hepimzin ortak hayali memlekete dönüp boyoz ile kahvaltı yapmak
olmuş ya. amma da abarrtın diyenler vardır şimdi.. ama yok izmir öyle bir şehir
ki, bir kere giden havasını suyunu içine çeken ,ömrünün geri kalanını bu şehirde
geçirmek ister..şaşmaz bir istatiktir bu. içinde bulunduğunuz sürece, özgürlüğün
iliklerinize kadar işlediğini hissedersiniz bu şehirde. kimsenin kimseye
karışmadığı,baskı uygulamadığı izmir'de, kadınlar gündüz yada gece farketmez
rahatça tek başlarına yürüyebilir sokaklarda ..o yüzden çiçektir bahardır,
izmir'in kızları..denizi kız ,kızı deniz kokar demiş şairler.. kadınlar bu şehir
için hep önemli olmuştur. gerektiğinde vatanı için , bayrağını kapıp sokaklara
dökülen izmir kadınları, korkusuzdur. mesela 1828 yılında ekmek fiyatlarına
fazla zam yapılınca ,izmir kadınları kızar ve 3 gün boyunca sokakları işgal
eder.. sonunda eylem başarılı olur ve ekmeğe yapılan zam geri alınır. bu eylem
tarihe ilk kadın eylemi olarak geçer..genler sağlam olunca ,çılgınlık diz boyu
yani..herkesin tirtir titrediği amazon kadınları yaşadı bu topraklarda yıllar
önce daha ne olsun.. güzeller güzeli zeynaya aşık omayan yoktur herhalde
içinizde. kloepatra bile duymuş olmalı ki, izmirli kızların güzellik sırları
acaba nedir diye merak edip , 188 yılında atlamış gelmiş izmir topraklarına
,bakmış ortam güzel deniz güneş falan,kısa bir tatilde patlatmış efes'te.. efes
o zamanlar sanatın şehri diye biliniyormuş , gerçi şimdilerde sanatın başkenti
izmir.. bakın bütün ünlü sanatçılar izmirli değil mi ? .... izmir'in kızı SEZEN
AKSU , jönlerin jönü AYHAN IŞIK , say say bitmez...
...................................................................................................................................................................
İZMİR'İN KENDİNE HAS LEZZETLERİ KOKOREÇ kokoreç'in anavatanı
selaniktir.selanikteki çingeneler savaş zamanı açlıktan havyan kesimhanelerinden
bağrsak atıklarını toplayıp ,kokoreçi icat etmişler .. göçle birlikte bu lezzet
selanik'in kardeşi izmir'e gelmiş.. kokoreçi istanbul'da yiyemeyen kaç
izmirliyiz sizce ? SÖĞÜŞ çok hastası var bu lezzetin çok BOYOZ sabah
kahvaltısında haşalnmış yumurta ,çay ve boyoz üçlüsünü yapamayan izmirli yoktur.
KUMRU iki tane farklı kumru var ikiside şahanedir.Orijinal kumru, gevrekçilerde
satılan kumru ekmeği içinde domates, biber ve İzmir tulumundan oluşur. sandaviç
olanı çeşmeden çıkmış ve efsane olmuştur. PİDE izmir'de yapılan nazilli pidesini
yiyen başka yerde pide yiyemez çok iddalıyız..yıllardır tatsız tuzsuz pide
yemekten çok sıkıldık istanbul'da sonunda pes ettik bıraktık pide
yemiyoruz..izmir'e gider gitmez koşa koşa pideciye girip 1.5 yumurtalı pide
söyleyip , ohhh be demeyi tercih ediyoruz. MİDYE midye tepsisi kapatmayan
izmirli yoktur.. LOKMA , TORPİL , BOMBA , ŞAMBALİ ,İZMİR KÖFTE ,
............................................................................................................................................................
İZMİR ÜNİVERSİTELERİ iki büyük üniversite var izmirde. ege üniversitesi ve dokuz
eylül üniversitesi
.............................................................................................................................................................
ve izmir demişken.. alsancakta,kordonda, karşıyakada gün batımına karşı rakı
sofrasında oturup,yaresine tuz basmayan bir İzmirli yoktur heralde. bununla
ilgili Atatürk'ün de çok sevdiğimiz bir anısı vardır.size anlatmak isteriz.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder