28 Ekim 2021 Perşembe

HAYALET KÖYDE BAŞIMIZA GELENLER

Bugune kadar Kayaköy'ün bizi çagıran bir yanı hep vardı ..aklımızn bir köşesinde olmasına ragmen ugrayamamıstik ve hep eksik kalan bir seylerin oldugunu ,  hissetmistik .eger fethiye tatilindeyseniz  ve kayaköy'ü es gecmek gibi bir niyetiniz varsa ..durun bir dakika ve bizi dinleyin ..

Fethiye’de, ilk yerleşimi 19'uncu yüzyılın başlarına kadar uzanan ve 1923 yılındaki mübadelede Rumlar tarafından boşaltıldığı için 'hayalet köy' olarak anılmaya başlanan Kayaköy, görenleri kendisine hayran bırakıyor. 


Her biri ortalama 50 metrekare büyüklüğünde yaklaşık 3 bin 500 taş ev ile 2 Yunan Ortodoks kilisesi ve şapellerin bulunduğu köy, göz alıcı tarihi dokusuyla da ilgi çekiyor. Bir tepenin yamacında kurulu olan ve birbirlerinin ışığı ve manzarasını engellemeyen Kayaköy'ün taş evleri, temiz hava ve doğanın yeşil dokusuyla bir bütünlük oluşturuyor.

Bazı şehirler vardır gidip görmek, görüp gezmek, gezip hafızaya kazımak şart olmuştur. Doğal güzellikleri, tarihsel özellikleri, mekanları ve kendine has özellikleri ile bu şehirler kişinin vizyonuna pek çok artı katar. Hepsinin kendine has hikayesi olan bu şehirler hayata dair keyifli detaylardır. İşte o şehirlerden birisi de Kayaköy. Şehir diyoruz çünkü bir diğer ismi “Hayalet şehir”,  tarihi ismi ise Levissi. Kayadan yapılmış bir köy olduğu için Kayaköy deniyor.


Öyle bir köydü ki Ege’nin en güçlü gazetesini çıkarıyordu. Ölüdeniz’deki kiliselere ulaşmak için gemilerin yanaştığı bir limanı dahi vardı. Birbirinin güneşini kesmeyen taş evleri, kiliseleri, muhteşem manzarası ile capcanlı bir köydü burası. Bugün ise bir hayalet köye dönüşmüş.




Türkiye ile Yunanistan arasında 1923’te imzalanan ve adına ‘mübadele’ denen zalimlik, köyün hüzünlü hikayesinin baş nedeni. İnsanların yerlerinden yurtlarından koparılmasınının ardından geride kalanın neye dönüştüğünü yeryüzünde anlatabilecek en çarpıcı yerlerden biri olsa gerek.

Mübadele sonrası Gayrimüslimler gönderiliyor, yerlerine Türkleri getirtiliyor. Levissi’deki Müslüman komşuları, Rumların gönderilmemesi için hükümete dilekçe bile göndermiş ama işe yaramamış. 6500 Rum, tekrar geri döneceğinden emin, eşyalarını Türk komşularına teslim edip, 8 km’lik liman yolunu ellerinde bavulları ile yürümüşler.


Yerinden yurdundan koparılan Levissi köylüleri, Atina’nın 40 km kuzeydoğusunda, adına ‘Nea Makri’ denilen bir bölgeye yerleştirilmiş. Yerlerine Selanik ve çevresinden getirtilen yaklaşık 200 Türk yerleştirilmiş. Gelen Türkler, su sıkıntısın olan altı ahır, üstü tek göz oda olan evlerin yaşam koşullarına uyum sağlayamamış.

Birkaç aile dışında tamamı aldıkları evleri, devlete geri verip, yavaş yavaş ovaya inmişler veya başka kentlere göç etmişler. Hüzünlü bir terk edilmişle Levissi, sokaklarında çocuk seslerinin duyulmadığı derin bir sessizliğe bürünmüş. Sakinsiz ve sahipsiz olarak eskimeye bırakılmış.

Mübadeleden 5 yıl sonra ‘gömü efsanesi’ dilden dile yayılmış. Bölgeye gelen hazine arayıcıları köyü yağmalamış. 1957’deki bir deprem köydeki evlerin büyük bir bölümüne hasar vererek köye son darbeyi vurmuş. Yapıların çoğu hasar görmüş. Vadinin alt kısımlarındaki evler, Levissi evlerinin kapı pencereleri, taşlarıyla tamir edilmiş.

Kayaköy 100 yıl önce  terkedilmiş , esrarengiz olayların yasandığı , dolaşırken bir korku filminin icindeymis gibi hissedeceginiz bir yer .
Levissi evleri iyice harap olmuş. Kısa bir süre içerisinde kimsenin yaşamadığı, yıkık-dökük, terk edilmiş bir köye dönüşmüş. Şu anda orası ebedi bir sessizliğine bürünmüş, uzun bir süredir boş

https://youtu.be/64-KTjv8z58


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder